21 Nisan 2010

20 Nisan - LCD Soundsystem


James Murphy'nin "son albümü olacağını" söylediği yeni LCD Soundsystem albümü yayınlanmak üzere. Albüm basılı formatlarda (CD, plak vs) 17 Mayıs'ta piyasada olacakmış. Ama bu tür şeylerin artık pek önemi kalmadı anlaşılan. Murphy, bir iki parçanın vakitsizce internete düşmesi üzerine bütün albümü grubun web sitesinden dinlenilebilecek şekilde sunuvermiş. Bu arada, grubun myspace blog'unda da ufak bir yazısı var James Murphy'nin, onu da okumanızı tavsiye ederim. Çok komik bir adam kendisi ya, bu albümle beraber yapacağı şeylerin sözünü veriyor: daha az video klip çekmek, turnenin bir yerinde sahneden düşmek gibi şeyler!!!
lcdsoundsystem.com/thisishappening/

Bunun dışında Alçak Basınç'ta neler oluyor? Dinlemek için aşağıdaki linki tavsiye edebilirim.

20 Nisan 2010 Alçak Basınç


LCD Soundsystem Drunk Girls
The Courteeners Scratch Your Name Upon My Lips
Jarvis Cocker Leftovers
Free Energy Dream City
Rogue Wave Solitary Gun
Liars Scarecrows On A Killer Slant
Scuba Three Sided Shape
Neon Indian 6669 (I Don't Know If You Know)
Free The Robots Global Warning
Two Door Cinema Club Something Good Can Work (The Twelves Remix)
Sambassadeur I Can Try
Gorillaz On Melancholy Hill
Andrew Bird Fitz & Dizzyspells
Olafur Arnalds 3326

15 Nisan 2010

13 Nisan - Love Is All ve Solardip

Şu anda LCD Soundsystem'in yeni albümünü dinliyorum. Daha öğlen albümden çıkacak ilk single Drunk Girls gelmişti ofise, onu dinliyordum. Sonra Pitchforkmedia'ya düştü haberler, albüm online olarak da yayınlanmış, LCD Soundsystem'in sitesinde... Şimdilik oldukça iyi gidiyor, All I Want favorim. Bu arada grubun kadrosu neredeyse aynı gibi ama bir de (yine DFA tayfasından) Gavin Russom eklenmiş, oldukça ilginç bir şahsiyettir o da...

Neyse ama, bugünkü konumuz bu değil, konumuz geçtiğimiz Alçak Basınç programı. Aşağıda şarkı listesi ve dinleme aparatı var. Ama ondan önemlisi, bu hafta ne dinledik? Bir kere The Bird & The Bee aşkım devam ediyor. Diğer taraftan, eski bir dost, Lali Puna geri dönmüş, Our Inventions albümü eski albümlerine göre daha yumuşak, daha sentetik ama aynı derecede güzel. Ama bu haftanın en ilginç iki grubu Love Is All ve Solardip idi.

Solardip, bizden bir ekip, İstanbul alternatif sahnelerinin yeni yıldızlarından. İlk Paralyze Me isimli şarkılarını dinlemiştim ve bayaa hastası olmuştum, çok dozunda bir şarkıydı (ve o doz da oldukça güçlüydü). Nasıl anlatsam, Joy Division basları ve 2000'lerin keskin synthesizer sound'unun bir kırması, biraz industrial... Neyse, sonuçta güçlü müzik, güzel şarkı. Şimdi yeni EP'lerini çıkarmış üçlü, "Diply In Love" adını taşıyor. Yine grubun web sitesinden indirebiliyorsunuz (kesinlikle kötü adamların ellerine vermeyeceklerini söyleyerek e-mail adresinizi alıyorlar ama!). Bu EP'de altı şarkı var, hepsini aynı derecede sevdiğimi söyleyemeyeceğim ama özellikle açılış şarkısı Tonight çok güzel. Ayrıca 24 Nisan'da Indigo'da konserleri var (programda tarihi yanlış söylemişim), onu da kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.
myspace.com/solardip

Haftanın diğer favori grubu ise İsveç'ten Love Is All idi. Grup üçüncü albümünü yayınladı geçen günlerde ve yine süper garip bir adı var bu albümün de: "Two Thousand And Ten Injuries". Bu grubun hoşuma giden tarafı şu, kirli bir sound'ları var ama ne çaldıkları anlaşılıyor. Neredeyse punk yapıyorlar ama aynı zamanda melodikler... Böyle tezat şeyler işte, bir arada güzel duruyor ama. Ayrıca vokalistleri Josephine Olausson süper şeker bir hatun gibi duruyor. Ayrıca gruplarının kadrolu bir saksofoncusu var!!! Bu kadar yeter :)
myspace.com/loveisall8

Haftaya görüşmek üzere!


13 Nisan 2010 Alçak Basınç

The Bird & The Bee
I Can't Go For That
Love Is All Early Warnings
The XX
Islands
Mathemagic
Breaststroke (Memoryhouse Remix)
Lali Puna Everything Is Always
CSLSX
Futuretapes
Free Energy Bad Stuff
Avi Buffalo
What's In It For
She & Him Don't Look Back
Sharon Jones & The Dap Kings
Better Things To Do
Solardip
Tonight
Free The Robots
Sci Fidelity
Jonsi Around Us
The Magic Numbers
Goodnight
.

08 Nisan 2010

6 Nisan - The Bird & The Bee


Geçen haftadan bu yana durmadan dinlediğim bir albüm var. Olmamıştı uzun süredir böyle birşey, kulaklığı taktığımda ilk aklıma gelen şey o oluyor. The Bird & The Bee'nin yeni albümü Interpreting The Masters Vol. 1 bu albüm. Grubun üçüncü albümü, bir cover albümü. 80'lerin önemli gruplarından Hall & Oates'ı yorumlamışlar. The Bird & The Bee'nin albümleri ünlü caz plak şirketi Blue Note tarafıdan yayınlanıyor. EMI bu albümü CD olarak memlekete de getirmiş, orijinalini tavsiye ederim.


6 Nisan 2010 Alçak Basınç


The Bird & The Bee Heard It On The Radio
Goldfrapp Believer
The Raveonettes Breaking Into Cars
The Go Find Bleeding Heart
The Oscillation Saturn 5
Lisa Ekdahl When
The Shins Young Pilgrims
Regina Spektor Folding Chair
Dan Berglund Wolverine Hoods
Black Van Yearning (Emperor Machine Remix)
Yeasayer One
Mika Good Gone Girl
Florence And The Machine You've Got The Love (The XX Remix)
MGMT Congratulations

01 Nisan 2010

30 Mart - Paul Simon bizi diskoya götür!


Paul Simon bizi neden diskoya götürsün? Bunun için bana iki geçerli neden yazabilir misiniz? Kendisi disko müzik sever mi?? Hayatında gitmiş midir diskoya? (gitmiştir herhalde ya)

Neyse, bunların konumuzla çok bir alakası yok aslında. Gecenin bir yarısı olmuş, eğer dergiye gazeteye falan değil de kendi blog'unuza bir yazı yazıyorsanız, biraz da kafanız kıyaksa, işte böyle serbest takılabilirsiniz. Ama Paul Simon ile de diskoya gitmek isterdim doğrusu. Her zaman değil ama ara sıra gidince dünyanın en eğlenceli adamı olabilir kendisi. Bir Late In The Evening'i (tekrar) dinleyin, bana katılacaksınız eminim.

Bu hafta da böyle kendince eğlenceli bir program oldu Alçak Basınç, Paul Simon çalmadık ama dinlerseniz görürsünüz, diskoya gitmiş kadar olduk. The XX'in süper Diskjokke remix'i, Lindstrom ve Christabelle (bu ikiliyi yakında Babylon'da izleyeceğiz), The Rapture klasiğinin Tom Middleton'un elinden geçmiş manyak bir versiyonu... Eğlenceli program oldu ne yalan söyleyeyim. Özellikle öne çıkarmak istediğim bir sanatçı yok ama oldukça hareketliydi. Aşağıdaki linkten siz de dinleyebilirsiniz, iyi eğlenceler şimdiden! :)

30 Mart 2010 Alçak Basınç


The Courteeners Cross My Heart & Hope To Fly
Sambassadeur Albatross
Caribou Odessa (Nite Jewel Remix)
Gorillaz Stylo (feat. Bobby Womack & Mos Def)
Lindstrom & Christabelle Music In My Mind
New Young Pony Club Oh Cherie
The XX Basic Space (Diskjokke Remix)
Post Dial Next Big Thing
The Rapture House Of Jealous Lovers (Tom Middleton Cosmos Mix)
Four Tet This Unfolds
Beach House Walk In The Park
Jónsi Time To Pretend (MGMT Cover)
.

24 Mart 2010

23 Mart - Post Dial ve Deja Vu

Mart ayı güzel konser haberleri ile bizi sevindiren bir ay oldu - oluyor sanırım. Freshtival'de Mika, Bob Dylan, Sonisphere festivali, Massive Attack, Faithless.. Güzel olaylar bunlar. Hareketli bir yaz bekliyor bizi anlaşılan. Daha da açıklanmayı bekleyen başka isimler var ama onları da artık ilgilileri söylesin! Bu arada, yerli grupların da 2010 albümleri yavaş yavaş geliyor. Bugünkü programda iki tanesine yer verdik, bakalım gelecek haftalarda daha başkaları da olacaktır.

Bu akşam açılışı yapan Post Dial'ı bu programda daha önce birkaç kere dinlemiş olabilirsiniz, ilk EP'leri Lights Off, Here It Is'den bazı şarkıları çalmıştım. Şimdi de yeni EP'leri You Are Not Alone'u yayınladılar. Daha öncekinden farklı olarak, bu EP daha tanıtımından başlayarak ciddi ve profesyonel bir hava veriyordu. Sonuç da bence aynı derecede güzel olmuş. EP, açılımı "extended play" lafının hakkını verecek şekilde, neredeyse ufak bir albüm / albüm provası gibi. Bi kere şarkılar gelişine dizilmemiş, introlar ve ilginç geçişler ile birbirine bağlanmış. Ayrıca ikili (Yiğit ve Sinan) tür olarak kendilerini çok sınırlamamışlar, illa enerjik elektro/rock yapacağız diye kasmamışlar; EP'nin sonunda farklı yönlere (caz ve gospel!) kayan iki parça ile beni süper şaşırttılar mesela. Ayrıca her ikisi de çok güzel parçalar, söylemiş olayım. EP'nin ağır topları bence Next Big Thing ve Get It, her ikisi de cayır cayır, çok keyifli güzel şarkılar (ve bunu nezaketen söylemiyorum). Kısacası başarılı. EP'nin tarzlar arasındaki geçişi ve renkliliği bana biraz Primal Scream'in ünlü Screamadelica'sını hatırlattı, Primal Scream o albümleri ile İngiltere'de (ve dünyada) rock ve elektronik müziğe bakışlar konusunda ufak çapta bir devrime yol açmıştı, umarım Post Dial da bizim piyasada güzel birşeylere vesile olur :)

Bir başka yeni kayıt, Deja Vu'nun Sinir Ötesi Operasyon isimli albümü idi. Deja Vu'yu Kendin Coş isimli ilk albümlerinden hatırlıyor olabilirsiniz. Bu albümü farketmem, albümden klibi çekilen ilk şarkı olan Sahte Gözyaşı'nı dinlemem ile oldu. Bu şarkı gerçekten, tek kelime ile HARİKA bir şarkı, Türk rock müziğinde pek becerilemeyen birşeyi başarmışlar: Güzel ve basit şarkı sözleri, akılda kalıcı bir melodi ve sonuçta adamı kasmayan, basit ama eğlenceli bir şarkı. Nedense millet olarak basit ve güzel şeyleri pek beceremiyoruz (ezelden beridir sanırım) ama arada böyle hoş işler çıkıyor neyseki. Diğer taraftan, albümün tamamını dinleyince aynı tadı yakalayamıyorsunuz - özellikle Sahte Gözyaşı'nı dinleyerek başladıysanız... Diğer şarkılar oldukça sert sound'lu, Sahte Gözyaşı'ndaki espriden yoksun, ses seviyesi daha yüksek olmakla birlikte içerik olarak daha güçsüz... Açıkcası son bir iki şarkıyı dinleyemedim - başlardakilerin beni durmandan hayal kırıklığında uğratmasından olsa gerek... Neyse, sonuçta tarzım değil belki diyerek bir kalemde silmiş olmayayım, siz de bir dinleyin. Ama Sahte Gözyaşı'nı kesinlikle dinleyin!!

Evet, yerlileri bol bol yazdım, yabancılar hakkında fazla laf etmeye de gerek kalmadı bence. Ama çok kısa bir iki şey diyecek olursam: New Young Pony Club "bildiğiniz gibi", Memoryhouse "hayalperest", Two Door Cinema Club "rocks!" ve Laura Marling "bu kızın sesi birine benziyo ama kim?" şeklinde özetlenebilir.

Keyifli dinlemeler!


23 Mart 2010 Alçak Basınç


Post Dial Get It
New Young Pony Club We Want To
Bonobo Eyesdown (feat. Andreya Triana)
Gorillaz Empire Ants (feat. Little Dragon)
Yeasayer Madder Red
Memoryhouse Lately
JJ Into The Light
Sambassadeur Albatross
Deja Vu Sahte Gözyaşı
Alberta Cross ATX
Two Door Cinema Club I Can Talk
Titus Andronicus Richard II
Spoon I Saw The Light
Laura Marling Rambling Man
.