29 Aralık 2014

2014'te en sevdiğim albümler

Yıl sonu geldi, müzik adına da keyifli bir yıldı genel olarak, bir sürü güzel müzikler de dinledik ne yalan söyleyeyim. Adettendir, ben de kendi beğendiklerimi bir sıralayayım istiyorum, yıl içinde dinleyip beğendiğim albümlerden ufak bir liste. Burada bir iddiam yok, "bunlar yılın en iyileridir abicim" demiyorum, başlıkta belirttiğim gibi bu benim yıl içinde dinleyip de en sevdiğim albümlerin listesi. Tamamen sırasız, sayı veya tür sınırlaması olmadan yaptım. Buraya girmeyen albümlerin "kötü" olduklarını ise kesinlikle söylemiyorum. Çok iyi olup da beni o kadar etkilememiş olan bir sürü albüm var. Yayınlananlar arasından gözümden kaçmış olanlar da vardır eminim, onları da 2015 içinde yakalarım umarım. 
Ufak da bir not, uluslararası müzik camiasının yılsonu listelerini toparlayıp ortalamasını alan güzel bir site var, albumoftheyear.org, önemli bütün listeleri oradan topluca görebilir ve puan ortalaması üzerinden yılın albümü "listelerin listesini" görebilirsiniz. 

Ve gelelim benim listeye:

Aphex Twin - Syro
Broken Bells - After The Disco
Beck - Morning Phase 
Caribou - Our Love
Cenk Erdoğan - Kara Kutu
Cloud Nothings - Here And Nowhere Else
Damon Albarn - Everyday Robots
El Remolon - Selva
Future Islands - Singles
Gaye Su Akyol - Develerle Yaşıyorum
GoGo Penguin - V2.0
Jungle - Jungle
Les Sins - Michael
Matthew Halsall & The Gondwana Orchestra - When The World Was One
Mehliana - Taming The Dragon
Melanie De Biasio - No Deal
Metronomy - Love Letters
Owen Pallett - In Conflict
Real Estate - Atlas
Royal Blood - Royal Blood
Röyksopp - The Inevitable End
Shit Robot - We Got A Love
Stefano Bollani - Joy In Spite Of Everything
The Shaolin Afronauts - Follow The Path
Todd Terje - It's Album Time
Too Many Zooz - F Note
Tycho - Awake
Vermont - Vermont
We Are Shining - Kara
Yakaza Ensemble - Gen
Yok Öyle Kararlı Şeyler - Yok Öyle Kararlı Şeyler
123 - Anja
.

23 Mart 2014

Serbest Basınç #03: Little Dragon, Shit Robot, Future Islands ve Sivu

Merhaba,
Böyle bir gündemde müzikten falan bahsetmek kolay değil. Bir gün önce twitter'da sanal direniş yaşarken, bugün bir Suriye uçağını düşürmüşüz, bunun kime neye faydası olacak, iç siyasi bir takım ataklar mıdır anlamaya çalışıyoruz... Ama hem (şimdilik) anlamaya çalışmaktan fazlası gelmiyor elimizden, hem de müzik zor zamanlarda hep yanımızda, hep bize güç veren şey değil midir? Öyleyse devam diyorum kendi kendime!

Ve buradan bağlayarak bu haftaki setime gelirsek, parça listemiz şu şekilde:

10 Mart 2014

Dens dens dens!

Geçen gün bir arkadaşıma Rex The Dog'un en sevdiğim parçalarından (ve kliplerinden) biri olan Bubblicious'u yolladım, sırf dans etmenin mutluluğu adına. Kaç zamandır yapmayı düşündüğüm bir liste vardı, o aklıma geldi o vesile ile. Ben bir şekilde elektronik müziği ve dans müziğini (aynı şey değiller ama birbirleriyle çok da iyi anlaşırlar) çok seven bir adamım ve bunun da bir şekilde kökenleri var, eskiden çocukken dinlediğim müzikler var, daha sonra müzik zevkimi delicesine etkilemiş parçalar falan var. Onlardan ufak bir derleme yapayım dedim.

Basitçe 10 parçalık bir listesini çıkarmak kolay değil aslında - düşündükçe aklıma başla şeyler de geliyor. Ama çok uzatmadan ve fazla güncel şeylere de girmeden, beni çocukluk ve ergenlik yıllarımda etkileyen (gençlik yılları demek istemedim ama rahatlıkla onu da diyebilirim) bir takım elektronik / dans müzikleri...  Özellikle çok daha enerjik, insanın kanını kaynatanlarını seçtim, çok "akıllı" müzikler beklemeyin yani :)

05 Mart 2014

Serbest Basınç #02: Alpman, Jungle, Mehliana, Tycho vs

Merhaba,
Daha önce bahsetmiştim, Alçak Basınç Radyo Eksen'den yayınlanmıyor artık (tam olarak şuraya bakabilirsiniz), sadece blogda mevcut. Dolayısıyla ufak bir başlık değişikliği yapayım dedim. Bundan sonra yapacağım programları "Serbest Basınç" adıyla blog'a koyacağım. Sonuçta blog'un adı Alçak Basınç ama sadece program yapmıyorum, müzik yazıları vs, var bir takım şeyler.

Geçen hafta elime bir sürü yeni müzik geçti. Eskilerden fazla şey girmedi bu haftaki kayda. Fazla tarz atlaması olduysa da kusura bakmayın, biraz farklı türler arasında geziyoruz yine :) Liste şöyle:

20 Şubat 2014

"Once In A Lifetime"

"... elemeler başladığında odada 50 civarında dansçı vardı.

[Turne için seçeceğimiz dansçıların] sayısını üçe indirmek için yaklaşık iki günümüz vardı. Acımasızca belki ama eğlenceliydi de. ... Noémie [Lafrance*] hiç unutamadığım bir egzersiz ile başladı. Dört basit kuraldan oluşuyordu bu egzersiz:

26 Ocak 2014

Bir Cazcı Hikayesi (Bir de Cazımsı Bir Liste)

 
Sonny Rollins, şu anda caz aleminde "eski babalardan" yaşayan en önemli isimlerden biri, bir saksofon ustası. 1945 yılında, daha 15 yaşındayken ailesi ile New York'ta Doğu Harlem'e taşınır. O dönemler, tam da Harlem'de siyah nüfusun artmaya başladığı zamanlardır, bölgenin daha önceki sakinleri İtalyanlar ve Yahudiler (onların da çoğu nispeten yeni göçmendir) bu durumdan tabii ki çok haz etmemektedirler.

Sokaklarda ve işyerlerinde yaşanan huzursuzluk ve birbirini çekememezlikler, aynı şekilde okullardaki İtalyan kökenli ve siyah öğrenciler arasında da yaşanmaya başlar. Evlerde yemek masasında kabaran acımasız tartışmalar, okul çağındaki İtalyan çocukların da akıllarında yer eder, ufak tefek başlayan itiş kakış giderek büyür. Okul yöneticilerinin bütün çabalarına rağmen bir gün okul çıkışında büyük bir kavga çıkar. Birbirini kovalayan çocukları zor bela durduran polisler iki siyah çocuğu silah taşımaktan tutuklar.

O sıralar en büyük olayların çıktığı Benjamin Franklin Lisesi'nin müdürü Leonard Covello oldukça reformist bir yöneticidir, olayların bastırılmasından sonra bölge sakinleri ile konuşup gerilimi yatıştırmaya çalışmaktadır. Ama pek etkili olmaz. Daha sonra vali LaGuardia devreye girer, o dönemlerin en ünlü şarkıcısı Frank Sinatra'yı okula davet eder. Sinatra öğrencilere hitap eder: "Hiçbir çocuk doğup da iki gün sonra 'yahudilerden veya siyahlardan nefret ediyorum' demez, birileri bunu ona öğretir, ırklar arasında aslında bir fark yok, hepimiz insanız" der. Onlara birbirlerine iyi davranmalarını söyler ve o dönemlerin popüler şarkılarından biri olan "Aren't You Glad You Are You"yu söyler.

Sonny Rollins, o günü hala çok iyi hatırlamaktadır. "O gün okula geldiğimizde böyle bir şeyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk" der, "Sinatra geldiğinde hepimiz oditoryumdaydık, bütün çocuklar. O bir İtalyan'dı, herkes onu tanıyor ve seviyordu. Ben de bir Sinatra hayranıydım ve Sinatra'nın gelip bize 'savaşmayın, arkadaş olun, birbirinizle iyi geçinin' demesi muhteşem bir şeydi. Daha sonra Nat King Cole üçlüsü de okula geldi, Nat bize benzeri bir konuşma yaptı ve bir şarkı çaldı. İki hafta içerisinde ülkenin en ünlü iki simasını görme şansımız olmuştu. Onlar geldikten sonra herşey değişti, artık kavga olmuyordu. Ondan sonra İtalyan çocukları tanımaya başladım, onlar da bizimle konuşmaya başladı. Artık birbirimizle geçinebiliyorduk. Ancak müzik bunu yapabilmişti."

Çok sevdim bu hikayeyi, sizinle de paylaşmak istedim.

Ayrıca tembellik etmedim, bir de bu okuduklarım üzerine ufak bir şarkı listesi yaptım, umarım beğenirsiniz :)


PS: Airegin, bir Sonny Rollins'in bestesidir ve tersten de okunabilir.