12 Aralık 2007

11 Aralık: DFA'in "eski keşfi" Pylon


Alçak Basınç'ta bu hafta 2007 incelemeleri kapsamında Pelin Opcin konuğum olacaktı ama programda ufak bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Kendisi önümüzdeki haftalarda konuk olacak, 2007 programları ise daha önce belirttiğim gibi haftaya Elif Cemal ile devam edecek.

Tabi bu fırsattan istifade ben yine son haftalarda dinlediğim yeni bazı gruplardan çok hoş parçalara yer verdim programda. Aslında Aralık ayı yeni çalışmaları yayınlamak için çok talihsiz bir ay - çoğu zaman kasım sonu aralık başı bu sıralarda çıkan grup ve parçalar yılsonu listelerinde güme gider. İşin ilginci son bir ay içinde çok güzel bir sürü albüm de yayınlandı. Programın açılışındaki Fink bunlardan biri, Jose Gonzaléz'i hatırlatan, ama plak şirketi Ninja Tune'un etkilerini de barındıran güzel bir tarzı var. Sonra bir de yeni krautrock-punk-funk gruplarımız var: LP ismindeki ikinci albümü ile Holy Fuck, DFA'nın yeni yıldızlarından Prinzhorn Dance School (geç de olsa alıştım albümlerine) ve şahane isimli bir grup, Working For A Nuclear Free City. Bunlara bir de Norrda'yı ekleyelim, Portecho'dan Deniz Cuylan'ın da içinde bulunduğu Türkiye'den şahane grubu kendileri.

Peki bu durumda haftanın grubu kimdir? Tabiki Pylon'dur! Pylon aslında yeni bir grup falan değil, taa 80'lerin ortalarında dağılmış bir ekip. Ama geçtiğimiz aylarda (kahramanımız) DFA plak şirketi tarafından ilk albümleri Gyrate yeniden yayınlandı (Gyrate Plus adı ile). Çok başarılı bir çalışma, "zamanının ötesinde" tabiri çok kullanılıyor (o zamanlar zamanının ötesinde olan çok grup varmış tabi, Talking Heads, Gang Of Four, Was Not Was, Tom Tom Club... daha sayalım mı?). Neyse, sonuçta sıkı bir grup. Çok iyi.

Son olarak bir de Men Without Hats, çocukluk hatıraları falan :)

11 Aralık 2007 - Alçak Basınç (Podcast gibi indirmek için tıklayın)

Fink This Is The Thing
Ghosts
Mind Games
Glass Candy Life After Sundown
Prinzhorn Dance School
Lawyers Water Jug
Pylon Human Body
Holy Fuck
Milkshake
Working For A Nuclear Free City Dead Fingers Talking
Mexican Institute Of Sound
El Microfono
Lou Rhodes
Greatness In A Speck Of Dust
Black Kids
Listen To Your Body Tonight
The Wombats
Moving To New York
Norrda Glow
Men Without Hats
Pop Goes The World

10 Aralık 2007

The Wombats - A Guide To Love, Loss & Desperation (14th Floor)

(Roll, Aralık 2007 sayısında yayınlanmıştır)

The Wombats, Liverpool doğumlu, kıpır kıpr müzikler yapan oldukça genç bir rock üçlüsü. Indie-rock’ı dans müziği ile yakınlaştıran ekipler arasında sayılabilirler, aynen Franz Ferdinand veya Bloc Party gibi. “The next big thing” diyebilir miyiz? Evet onu da diyebiliriz, 2003 yılında kurulan önce küçük bir çevrede isim yaptıktan sonra, zamanla NME ve Q gibi İngiliz basınının önemli dergileri tarafından da “keşfedildiler”.

The Wombats, bir üniversite grubu olarak kurulmuş ama kısa sürede ünleri şehirleri Liverpool’u aşmış - cidden aşmış, ufak çapta turneler ve konserler ile de olsa Kanada, Çin ve Japonya gibi ülkelerde isimlerini duyurmuşlar. Çin’de üniversiteleri sayesinde gittikleri bir festivalde onbinlerce kişiye çaldıkltan sonra bazı single’ları ve demo kayıtlarını bir araya getiren ilk albümleri, Japonya’da ufak bir plak şirketi tarafından yayınlanmış. İnternet aleminin (artık rahmetli) müzik sitesi Stylus, bu albümü takiben onlar hakkında “dünyanın en ümit vadeden indie-rock grubu” gibi garip bir tanımlamayı bile kullanmıştı! Dur durak bilmeksizin, her konser fırsatını değerlendiren ve bu konuda neredeyse rekorlar kıran bir grup için bu normal olsa gerek.

Tabi grubun artık ülkeleri İngiltere’de bir albüm yayınlaması bir süredir beklenmekteydi ve bu albüm Kasım ayı başında yayınlandı. Albüm The Wombats’in ağırlıklı olarak demo veya single olarak yayınladığı (hatta çoğu önceki Japon baskısında da yer alan) parçaları içeriyor. Bir üyesi de Norveç’li olan grubun en başarılı olduğu alan, coşkulu ve akılda kalıcı melodileri ve bunu bazen şaşırtıcı, beklenmedik ufak tefek oyunlar ile sunmaları. Grubun en son hit’i Let’s Dance To Joy Division’da bir çocuk korosu da yer alıyor, Kill The Director’da birden bire Bridget Jones’a laf atmaya falan başlıyorlar. Müzikler ise başta da söylediğim gibi, alternatif ve “dans edilebilir” rock’ın en güzel anlarını bir araya toplamış gibi duruyor. Backfire @ The Disco, herhalde bu konuda en başarılı örnek olmalı. Güzel başlayan bir ilişkinin nasıl batırılabileceğine dair ufak bir hikaye olan bu şarkı, adı gibi sıkı disko ritimleri ve bağıra çağıra söyleyebileceğiniz basit sözleri ile Franz Ferdinand’ın Take Me Out veya The Gossip’in Standing In The Way Of Control gibi parçalarının yarattığı heyecanı yaratıyor dinleyenlerde.

Bu arada, artık grubun ünü İngiltere’yi sarmış durumda. Neredeyse bütün konserinin biletlerinin anında tükeniyor, albümün yayınlanması da büyük bir heyecan ile beklenmekteydi. Yaptıkları garip partiler ile de tanınan üçlü, albümün yayınlanmasını Liverpool’da bir tekne partisinde çalarak kutlamışlar, zaten şarkılarından “Little Miss Pipedream” aynı zamanda Liverpool’da düzenlediklerin aylık partilerin de adı. Eğlenmesini iyi bildikleri ortada, müzikleri de bunun doğal bir sonucu gibi görünüyor: kaygısız, hedonist, en fazla gençlik hüsranları ile bezenmiş keyifli bir müzik. Bu gidişle 2008 yılında Mercury ödüllerinin de önemli adaylarından biri olacak gibi görünüyorlar.

Her şeyin çok hızlı tükendiği günümüz indie-rock dünyasında, The Wombats’in yeni bir Franz Ferdinand olup olmayacağına şimdiden kanaat getirmek tabiî ki mümkün değil. Ama gönül rahatlığı ile bu albümü dinlerken eğleneceğinizin garantisini verebilirim.

03 Aralık 2007

4 Aralık: Gencer Soytemiz ile Yılsonu Değerlendirmesi

Alçak Basınç, önümüzdeki dört hafta boyunca, yani yılbaşına kadar, dört ayrı konuk ağırlayacak. Konumuz 2007 yılı. Geçmek üzere olduğumuz bu yıla genel bir bakış atacağız, müzik dünyasında neler oldu bitti, kimler öne çıktı, kimler yıla ismini yazdırdı gözden geçireceğiz. Konuklarımız arasında İKSV Caz Festivali yönetmeni (ve iş arkadaşım) Pelin Opcin, Pozitif'in booking ve program sorumlusu Elif Cemal ve Rolling Stone Türkiye'nin editörü Mehmet Tez yer alıyor.

Serinin ilk konuğu ise, Türkiye'de ilk önemli müzik bloglarından biri olan The Modern Way blog'unun kurucusu Gencer Soytemiz olacak. Kendisi aynı zamanda uzun süredir Alçak Basınç programın "kalite kontrolü"nü yapmakta. Onunla beraber yaptığımız programda çalacağımız parçaların bir listesi ise aşağıda. Listede bazı parçalarda ne bahisle çalındıklarını da ekledim.

Programı her zamanki gibi bu akşam 23-24 arası Radyo Eksen'de dinleyebilirsiniz veya çarşamba sabahından itibaren burada verilecek linkten indirebilirsiniz.

Cougar Pulse Conditioner [Harun'dan açılış parçası]
!!! Must Be The Moon [En İyi Albümler]
Maps You Don't Know Her Name [En İyi Albümler]
Jape Floating [En Çok Dinlenilen Parça]
Chromeo Tenderoni [En Çok "Gaza Getiren" Parça / Grup]
The Maccabees X-Ray [Yeni Gruplar]
Of Montreal Gronlandic Edit
Justice D.A.N.C.E. [En İyi Video Klip]
Burial Archangel [2008'de Parlayacak Gruplar]
Apparat Hold On [En İyi Albümler]

Programı indirip dinlemek için burayı tıklayın

Parti alır mıydınız??


"KAFANIZA TAKILAN HERŞEY" BU CTESİ MİSKET'TE!
8 Aralık Cumartesi akşamı 21.00'den itibaren Beşiktaş Misket'te ufak bir parti düzenliyoruz. Konumuz "kafanıza takılan herşey"! Yani ne bulursanız kafanıza geçireceksiniz, artık şapka mı olur, baret mi olur, yoksa peruk mu siz bilirsiniz, sonra da geç olmadan Misket'e damlayacaksınız. Eğer siz takmazsanız biz geldiğinizde size takacak birşey illa buluruz (büyük ihtimal koca bir huni olacaktır!) Müzikler Harun ve Ahmetcan ikilisinden: 80'ler 90'lar ve 2000'lerden "teneke oldies" çalacağız - kaçınılmaz bir şekilde dönemin en geyik pop ve rock parçaları, gizli saklı hitler, mash-up'lar, artık ne gelirse.

Bir de gecenin sürprizi, gece boyunca gelenler arasından "kafası en güzel" seçilecek kişi en iyisinden bir şişe ev yapımı Misket şarabı kazanacak. Seçim tam 12.00'de yapılacak, gecikmeyin! (seçim için sizin alkışlarınız ölçümüz olacak)

Arkadaşlarına haber vermek isteyenler yukarıdaki e-flyer'ı dağıtsınlar, adres de yazıyor, bir de emek verdik güzel oldu bakın işte :)

Misket Şarapevi > www.myspace.com/misketsarapevi

"Teknoya Hayır" ve bir adet mixtape



Geçende bir video izledim Youtube'da - Barışarock'da yaşanan komik bazı olaylarla ilgiliydi (yukarıdaki). Birileri gaza gelmiş ve bu yıl orada ilk kez kurulan dans sahnesini protesto eylemi yapmış!!! Hatta ses sisteminin fişini falan çekmelere kadar varmış olay. Sonra Ekşi'den Barışarock ile ilgili yazılanları okudum, herhalde festivalin ardından en çok tartışılan şey elektronik müzik çalınan bu sahne olmuş... Bu konuda uzun uzun sosyal eleştiri yapmaya gerek yok, ya kişiliği oturmamış bir kısım gençlerin kuru gürültüsü diye yorumlanabilir ya da (ilki değilse) boş kafalı aptal bir kitlenin hezeyanları diye... Ama oradaki DJ arkadaşa da üzülmedim desem yalan olur. Eğer bir durum olur da gelecek sene Barışarock DJ sahnesinde çalarsam, setime bu sesler ile başlayacağım :)

Bu arada dün bir mixtape daha kaydettim - içinde bu sesler de var nedense. Çok uzun olmadı ama keyifli bir set oldu. İndirmek için link aşağıda, şarkı listesi de şöyle:

Gary Gecko & Pigbwoy She's Hardcore (TV Rock Remix)
Datarock I Used To Dance With My Daddy (Mark Dynamix & Jaytech's Sugar Daddy-o Remix)
Gabriel Ananda Ihre Personliche Glucksmelodie (Freeform Five Remix)
Tronik Youth We Are Tronik (Franz and Shape Mix)
Felix Da Housecat Like Something 4 Porno (Armand Van Helden Remix)
Sono A New Cage (Digitalism Remix)
James Le Freak Engineer (Dave Kurtis Mix)
Armand Van Helden I Want Your Soul (Crookers Crunk Remix)
Dusty Kid The Cat
PM&MC Say Say Say...

Indirmek için buraya tıklayın
.